Hafik İnköy Sosyal ve Kültür Dayanışma Derneği Forumu Forum Ana Sayfa Hafik İnköy Sosyal ve Kültür Dayanışma Derneği Forumu
website statsSİVAS HAFİK İNKÖY FORUMU
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 
Büyükanıt'tan önemli mesajlar

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Hafik İnköy Sosyal ve Kültür Dayanışma Derneği Forumu Forum Ana Sayfa -> İnköy Genel Forum
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Okan Doğan



Kayıt: 14 Ksm 2007
Mesajlar: 227
Konum: İstanbul

MesajTarih: Prş Ksm 15, 2007 12:16 pm    Mesaj konusu: Büyükanıt'tan önemli mesajlar Alıntıyla Cevap Gönder

Büyükanıt'tan önemli mesajlar

Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, Harp Akademileri'ndeki töreninde Türkiye'de irtica tehdidi olduğunu vurguladı..

*Türkiye'de irtica tehdidi vardır ve bu tehdide karşı önlem alınmalıdır.
*"Laikliğin yeniden tanımlayalım diyenler yok mu? Bunlar en üst düzeyde görevli insanlar değil mi? Cumhuriyet rejimi ağır bir saldırı altında değil mi? Silahlı kuvvetleri yıpratmak isteyenler kimlerdir? Türkiye'de bunlar yok mu, diyemiyorum. Yok diyemiyorsanız her türlü önlemler alınmalıdır." dedi.
*Terör örgütü için tek çare silahını bırakıp kayıtsız şartsız teslim olmaktır.
*Anayasayı değiştirmek için eline silah almış veya onları desteklemiş olanlar anayasal hakları talep edemezler.
*TSK'ya yapılan ithamlara karşı savunma hakkını kullanması hakkıdır.
*TSK AB üyeliğini tamamen destekliyor.


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için güçlü muhafızların varlığını gerekli kıldığını vurgulayarak, ''Bu güçlü
muhafızlar, ulus ve devletin yalnız askeri, polisi değil tüm kurumlarıdır. Harp Akademilerimiz, verdiği eğitim ve öğretimle yalnız Silahlı Kuvvetlerin değil, aynı zamanda Cumhuriyetin güçlü muhafızlarını da yetiştirmektedir'' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, Harp Akademileri Komutanlığının 2006-2007 eğitim ve öğretim yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, 2 yıl öğrenci subay, 5 yıl öğretim üyesi olarak hizmet ettiği Türk Silahlı Kuvvetlerinin en yüksek eğitim ve öğretim kurumunda yeni bir öğretim yılının açılış töreninde bulunmanın, sadece kendisine onur değil, aynı zamanda büyük heyecanı da beraberinde getirdiğini söyledi.

EN ÜST DÜZEYE LAİKLİK ELEŞTİRİSİ

Büyükanıt, komutanların açılış törenlerinde irtica konusundaki düşüncelerini dile getirdiğini ve bunlara katıldığını söyledi. Büyükanıt,

"Laikliğin yeniden tanımlayalım diyenler yok mu? Bunlar en üst düzeyde görevli insanlar değil mi? Cumhuriyet rejimi ağır bir saldırı altında değil mi? Silahlı kuvvetleri yıpratmak isteyenler kimlerdir? Türkiye'de bunlar yok mu, diyemiyorum. Yok diyemiyorsanız her türlü önlemler alınmalıdır." dedi.

Terör konusunda değinen Büyükanıt, şöyle konuştu: "Türk silahlı Kuvvetleri terörle mücadeleye bundan önce olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Bir ara ateşkes denilen bir süreç dayatıldı ve sanki ülkede iki grup çarpışıyormuş gibi bir izlenim yatırılmaya çalışılıyor. Iraklı bir yetkili tarafından terör örgütüne yönelik dile getirdikleri kabul edilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri terör örgütünü ortadan kalkana kadar mücadelesine devam edecektir. Terör örgütü için tek çare silah bırakıp teslim olmaktır. Terör örgütlerinin 1993 yılında devletle, katliam yaparak pazarlık yaptığı görülmüştür."

İRTİCA DEĞERLENDİRMELERİNE KATILIYORUM

Harp Akademileri Komutanlığı'nda 2006-2007 eğitim ve öğretim yılının başlaması dolayısıyla tören düzenlendi. Törende, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da konuşma yaptı. Büyükanıt, kuvvet komutanların açılış konuşmalarında dile getirdiği irtica değerlendirmelerine tümüyle katıldığını söyledi.

Büyükanıt, güncel konularla ilgili yaptığı konuşmada, Harp Akademileri'nde eğitim, irtica ve Silahlı Kuvvetler'e yönelik eleştiriler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Büyükanıt, Harp Akademilerinin yalnızca ülkenin savunması için personel değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti rejimini koruyacak fertler de yetiştirdiğini söyledi.

Büyükanıt, Harp Akademileri'nin değişime ayak uyduran bireyler de yetiştirdiğini belirterek, değişimi yönetmenin en iyi yolunun değişimi bilen ve buna ayak uyduran liderler yetiştirmekle mümkün olduğunu kaydetti.

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, dilin önemine değinerek, "Dil bozulduğu zaman kimliksizleşme de başlar" dedi. Bir milleti oluşturan üç unsuru ortak kültür, tarihe ve dil olarak sıralayan Büyükanıt, bunlara yönelik saldırılara dikkat çekti.

PKK'YA SAĞLANAN DIŞ DESTEĞE VURGU

Büyükanıt, terör örgütüne sağlanan dış desteğe de dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdür: "NATO ve BM, PKK'yı terör örgütü olarak ilan etmiştir. Hal böyleyken bu kuruluşlara üye bazı ülkeler kendi ülkelerinde serbestçe faaliyet göstermesine, para toplamasına, bazı faaliyetlerde bulunmasına, yakaladıkları teröristleri yargılamamaya ya da kaçmasına fırsat vermektedir. Bir ülke, terör örgütüne ait bir televizyon istasyonunun yayın yapmasına maalesef ifade özgürlüğü kapsamına sokarak, müttefiğin değil, teröristin yanında yer alabilmiştir. Nerede sizin terörle ilgili aldığınız kararlar?"

Büyükanıt, Türkiye'de demokratik değerlere ve demokratik hakların kullanılmasına hiç kimsenin karşı olamayacağını belirterek, "Terör örgütüne destek veren bazı kişilerin aktif milletvekil olması üzücüdür. Ama terör örgütünü destekleyenler anayasal hak talep edemezler." dedi.


Orgeneral Büyükanıt, bugün yapacağı konuşmayı son yıllarda sıkça gündeme getirilen sivil-asker ilişkileri başta olmak üzere güncel bazı konulardaki düşüncelerini de paylaşmak için bir fırsat olarak kullanmak istediğini vurgulayarak, ''Bir açılış töreninde daha çok akademik konulara değinmek isterdim. Ancak son yıllarda, özellikle son günlerde gündeme getirilen bir konu, silahlı kuvvetlerin bu konudaki görüşlerinin açıklanmasını zorunlu hale getirmiştir'' diye konuştu.

Konuşmasının 3 bölümden oluştuğunu anlatan Orgeneral Büyükanıt, ilk bölümde Harp Akademilerinin yeni eğitim ve öğretim dönemine başlaması nedeniyle genel bir değerlendirme ve genel güvenlik sorunları üzerinde silahlı kuvvetlerin görüşlerini açıklamaya çalışacağını, ikinci bölümde ülkenin geleceğini bilgilendiren irtica ve bölücü terör konusuna değineceğini, üçüncü bölümde ise son zamanlarda bazı kesimlerce silahlı kuvvetlere yöneltilen ve hiçbir objektif dayanağı olmayan bilimsel araştırmalardan yoksun saldırılar ve suçlamalar konusunda görüşlerini ifade etmeye çalışacağını bildirdi.

CUMHURİYETİN GÜÇLÜ MUHAFIZLARI YETİŞİYOR

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ülkemizin dünyanın en hassas bölgelerinden birinde bulunduğu herkes
tarafından bilinmektedir. Bu nedenle içinde yaşamakta olduğumuz coğrafyada gelecekte neler olabileceğini sürekli değerlendirmemizin önemini vurgulamak istiyorum. Çünkü bu coğrafyada tarih, öngörülemeyen, ancak barındırdığı uluslara acı yaşatan ve ibret alınması gereken olaylarla doludur. Bu sebeple Türkiye gibi etrafı çok sayıda istikrarsızlıklarla dolu bir coğrafyada yaşayan bir ülkenin
güvenliğini sağlamak ve ulusal menfaatlerine yönelik tehditleri caydırmak için her bakımdan güçlü olması gereken silahlı kuvvetlerin, gelecekteki komutanlarının yetiştirildiği Harp Akademilerimizde icra edilen eğitim ve öğretim çok büyük önem taşımaktadır.Yaşadığımız coğrafya, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için güçlü muhafızların varlığını gerekli kılıyor. Bu güçlü muhafızlar, ulus ve devletin yalnız askeri,
polisi değil tüm kurumlarıdır. Harp Akademilerimiz, verdiği eğitim ve öğretimle yalnız Silahlı Kuvvetlerin değil, aynı zamanda Cumhuriyetin güçlü muhafızlarını da yetiştirmektedir.''

Orgeneral Büyükanıt, içinde yaşadığımız bilgi çağı ile birlikte düşünce ve
bilgi öne çıktıkça insan unsurunun, kurumların en önemli sermayesi haline
geldiğini belirterek, başarılı olmak için de öncelikle çağın gerektirdiği insan
kaynaklarına sahip olmak gerektiğini vurguladı.

Bilgi, beceri ve entelektüel düşünce gücü bakımından gelişmiş ve teknik
anlamda yeterli personelin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin daha ileri seviyelere
yönlendirilmesi için bir araya gelmesinin şart olduğunu ifade eden Orgeneral Büyükanıt, Harp Akademilerinin bir bilgi ve strateji üretim merkezi olarak bu yönlendirmeyi sağlayacak liderleri yetiştirmekte olduğunu ve bundan sonra da yetiştirmeye devam edeceğini kaydetti.

Orgeneral Büyükanıt, bilgi çağının insanının, ''kendini tanımaktan, ifade
etmekten ve düşündüklerini açıklamaktan korkmadan edindiği bilgiler aracılığıyla görevleri ve geleceği arasında ilişkin kurarak yeni bilgiler üretebilen insan'' olduğunu belirterek, ''Peter Drucker'a göre, 'bilgi mutlaka üretime dönük olmalı ve sonuçlara odaklanmalıdır.' Bu anlamda bilgi çağının gereklerine göre yetişmemiş olanlar zaman içinde küçülerek etkisizleşecek ve kaybolacaklardır. Bu bağlamda Harp Akademilerimizin bilgi çağının ihtiyacı olan yalnız askeri konuları değil, uluslararası güvenlik konularını da bilen subayları yetiştirmek zorundadır'' diye konuştu.


İRTİCA TEHDİDİ VAR

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye'de her fırsatta laikliği yeniden tanımlayalım diyenlerin olup olmadığını ve bunların da devletin en üst düzeyinde yer alıp almadığını ve bütün bunların cumhuriyetin temel niteliklerine ağır saldırı olup olmadığı sorularını yönelttikten sonra, "Bunlara hayır diyemiyorsanız Türkiye'de irtica tehdidi vardır ve bu tehdide karşı her tür önlem alınmalıdır" dedi.

PKK İÇİN TEK ÇARE SİLAHINI KAYITSIZ ŞARTSIZ BIRAKMAK

PKK'nın ilan ettiği ateşkes konusuna da değinen Büyükanıt, "Adına sanki çatışan iki ülke varmış gibi ateşkes denen sürecin başlatılmış olması başka bir konudur. Terör örgütü için tek çare silahını kayıtsız şartsız bırakıp Türk adaletine teslim olmaktır. Geçmişte terör örgütü dilediği anda tekrar silaha sarıldığı hatta devletle pazarlık yapmaya tevessül etmiştir" dedi.

"AB paravanası kullanılarak Silahlı kuvvetlere saldırılıyor"

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ''AB paravanası arkasına gizlenerek yapılan ithamlara karşı kendini savunma hakkı bulunduğunu'' belirterek, ''Türk Silahlı Kuvvetleri, bazı çevrelerin hedef tahtası değildir'' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, Harp Akademileri Komutanlığında yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye'nin AB üyeliğini tamamen desteklediğinin daha önce müteaddit defalar beyan edildiğini kaydetti.

Bu nedenle bu açıklamasının, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilişkilendirilmesinin yanlış olacağını ifade eden Orgeneral Büyükanıt, ''Siyasi her türlü polemiğin dışında kalmak için azami gayret gösteren Türk Silahlı Kuvvetlerinin, AB paravanası arkasına gizlenerek yapılan bu ithamlara karşı kendini savunma hakkını kullanması da en tabii hakkıdır'' diye konuştu.Orgeneral Yaşar Büyükanıt, sözlerine şöyle devam etti:

''Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, bazı çevrelerin hedef tahtası değildir. Ben bir askerim ve yasaların bana verdiği görevleri yerine getiriyorum. Asker olarak bizim siyasetle ilgimiz yoktur. Ancak güvenlik ve rejim ile ilgili temel mülahazalarımızdan rahatsızlık duyanlar varsa bu, onların kendi rahatsızlıklarıdır. Şimdi bu konuyla ilgili düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili olarak AB yetkilisi bay Kretschmer bir ipucu veriyor: 'Silahlı kuvvetlerin ulusal güvenlik konusuna çok geniş perspektiften bakarak kamu hayatının hemen her yönüyle ilgili, örneğin din eğitimi, kültürel haklar, üniversite gibi hususlarda açıklamalar yaptığı, bu açıklamaların, halk üzerinde büyük etkisi olduğu, silahlı kuvvetlerin halktan en çok saygı gören en istikrarlı kurum olarak değerlendirilmesi gerçeğinden cesaret alarak, bu açıklamalarda bulunmayı meşru gördükleri' tespitinde bulunuyor.

Bu tür ifadeler demokratik söylem açısından kulağa hoş gelen söylemler olabilir. Ancak, ben bu söylemleri açık Türkçe'ye çevirerek yorumlayacağım. Din eğitimi, kültürel haklar, üniversite derken sözü geçen AB görevlisi, nelerden rahatsızlık duyuyor? Türk Silahlı Kuvvetlerinin halktan en çok saygı gören gücünden... Halkın bu söylemlerden etkilenmesinden neden rahatsızlık duymaktadır? Türk Silahlı Kuvvetlerinin demokrasi dışı hangi söylemi vardır? Yoksa Türk Silahlı Kuvvetlerinin söylemleri, bu yorumları yapanların gizli ajandalarının hedeflerini mi zorluyor? Bunları iyi bilmeliyiz.''

GENÇ SUBAYLARA DOĞRU VE OBJEKTİF BİLGİ

Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bu konuyu burada gündeme getirmesinin bir anlamı olduğunu ifade ederek, ''Bugün bu salonda öğrenci subay olarak bulunan genç subaylar, gelecekte bizim yerlerimizi alacaklardır. Bu kişilere doğru ve objektif bilgi vermemiz gerekmektedir. Temel bilgileri alacakları yer bu kurumdur. Bu kurumdan yetişecekler, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetini korumaya da muktedir olanlardır ve olacaklardır'' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, şöyle konuştu:
''Silahlı kuvvetlerin demokratik kontrolünün ne anlama geldiği ve bu amaçla ne tür uygulamalar yapılabileceği, konuyla ilgili dokümanlarda kural olarak benimsenebilecek neler yazdığı, ayrı bir konudur. Gerek olursa bu konudaki görüşlerimizi de açıklarız. Ancak burada önemli olan, yapılan bu çalışmaların bilimsel verilere ve bulgulara dayanması ve gerçekleri yansıtmasıdır.''

Orgeneral Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetlerinin konumu konusunda ortaya açılan belgenin 52. sayfasında ''Genelkurmay Başkanının görev ve yetkilerini kime bağlı olarak yürüttüğü hususu, Anayasada mevcut değildir'' denildiğini vurgulayarak, ''Anayasanın 117/4'üncü maddesi, Genelkurmay Başkanının görev ve yetkilerinden dolayı kime karşı sorumlu olduğunu açıkça belirtmiştir'' dedi.Belgenin 12. sayfasında ise ''Mevcut durumda zorunlu askerlik, sivil demokratik kültür yerine askeri değerleri şekillendirici bir laiklik ve milliyetçilik anlayışını toplumsallaştırmaktadır. Askeri kararlar üzerinde parlamenter denetim tam olarak oluşturulamamaktadır'' ifadesinin yer aldığını kaydeden Orgeneral Büyükanıt, bu şekilde belgenin, laiklik ve milliyetçilik anlayışının zorunlu askerlikten kaynaklandığını ifade ettiğini söyledi.

TÜRK ORDUSUNUN PROFESYONELLEŞMESİ

Orgeneral Yaşar Büyükanıt, şunları kaydetti:
''Bu ifadelerden, zorunlu askerlik yerine profesyonel ordunun kurulmasının Milli Savunma Bakanlığının bütçesine getireceği yük hakkında bilgi sahibi olunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu konuda bir açıklama yapmak isterim. Türk Silahlı Kuvvetleri, tamamen profesyonel bir yapıya geçerse, sadece personel maaşları ve sosyal yardım giderleri bugünkü Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin 3 katı olacaktır. Buna silah alımları dahil değil. 2005 yılında 11 milyar YTL olan maaş ve özlük hakları, 33 milyar YTLY'ye çıkacak. Hal böyle iken bu dokümandaki ifadeleri bilimsel kabul etmek mümkün müdür?''

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, belgenin 54. sayfasında yer alan ''Üst düzey komutanlar düzenli olarak gerek iç, gerekse dış politika konularında görüşlerini açıklamayı sürdürmektedirler'' ifadesine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Buna örnek olarak Şemdinli olaylarında yer alan bir astsubay hakkında benim söylediğim, 'Tanırım, iyi askerdir. Ancak suç işlemişse cezasını alır' cümlemi gerekçe göstermiştir. Bu cümlenin iç ve dış politika ile ilgisi nedir? Ayrıca sarf ettiğim cümleyi tam olarak yazma dürüstlüğü dahi gösterilmemiştir. Yine belgenin 56. sayfasında, 'bir basın mensubu şöyle yazıyor: Bir general bana dedi ki, Milli Güvenlik Siyaset Belgesini biz hazırladık. Başbakanlığa basılması için gönderdik. Böylece bu belgenin askerlerce yazıldığı teyit edilmiştir' diyor. Böyle gerçekle ilgisi olmayan ifadelerin hangi kritere uygun olduğunu anlamak da mümkün değildir.

Bu tür raporlar kimlerin desteğiyle hazırlanıyor bilmiyorum. Bir kısmını sadece tahmin ediyorum. Ancak bu tahminlerim bu raporların kimler tarafından desteklendiğini gördükçe gerçeğe dönüşüyor ve bundan ziyadesiyle rahatsız oluyorum.''

BELGENİN TANITIMINDA SARF EDİLEN SÖZLER

Bu tür raporların gelecekte de yayımlanması durumunda daha açık ve net belgeleri kamuoyu ile paylaşacağını da dile getiren Orgeneral Büyükanıt, şunları söyledi:

''Konuşmamın son bölümünü üzülerek ifade ediyorum ki, kendi içimize yönlendiriyorum. Bu anlamsız raporun tanıtım konferansına Türk yetkililer de fiilen katıldı ve konuşma yaptılar. Basında yer alan bu konuşmalardan bazı ifadeleri takdirlerinize sunuyorum. 'Türk aleminin 200 senedir siyasetle çözemediği en çetin problemlerden bir tanesi, Türk ordusunun silahlanmasıdır. Nereden elde ediyor bu silahı. Hangi imkanlarla'. Sanki Türk ordusu silah kaçakçılığı yapıyor. Gizli gizli silah sokuyor ülkeye... 'Savunma bütçemiz şeffaf değildir. Milli Eğitim Bütçemizde birbirimizin gırtlağına sarılırız. Savunma bütçesi geldiği gibi gider'. Savunma bütçesi bir yılda hazırlanıyor. 15-20 filtreden geçiriliyor. 'Silahlı Kuvvetleri üzerinde yasama, yürütme ve yargı bağlamında hiçbir organın denetleme yetkisi yoktur'. 'Milli Güvenlik Siyaset Belgesi bakana imza karşılığı verildi. Utanarak söylüyorum milletvekiliyim. İçinde ne olduğunu bilmiyorum'.

Bunlar gerçekleri yansıtmayan, Silahlı Kuvvetleri incitecek beyanlar olduğu için burada ifade ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısı, bu yapı içindeki kurumların ve bir bütün olarak sistemin işleyişi konusunda içimizdekilerin bu hayret verici bilgi noksanlığı karşısında neredeyse biraz önce eksik bilgileri nedeniyle tenkit ettiğim yabancılara haksızlık ettiğimi düşüneceğim.''

TSK'ya saldırılar var

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerini ve değerlerini sorgulama ve aşındırma çabalarının artarak devam ettiğini bildirdi.

Orgeneral Büyükanıt, Harp Akademileri Komutanlığındaki konuşmasında, bazı kişilerce Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratma yönünde sürdürülen bir kampanya bulunduğuna işaret etti.Daha önceki konuşmalarında da bu konuya değindiğini hatırlatan Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tenkitlere her zaman açık olduğunu ve bu tenkitlerden bilime, mantığa ve gerçeklere dayandığı takdirde istifade edebileceğinin de şüphesiz ve kaçınılmaz olduğunu vurguladı.Yaşar Büyükanıt, sözlerine şöyle devam etti:

''Ancak ne yazık ki bir süredir Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel niteliklerini ve değerlerini sorgulama ve aşındırma çabaları artarak devam etmektedir. Bu saldırılar, maalesef bazı kişi ve çevreler tarafından muteber olmanın bir ön şartı olarak görülmekte, saldırının dozu ne kadar artarsa, bu demokratikleşme yolunda atılmış o kadar büyük bir adım olarak kabul edilmektedir.

Yüce Türk ulusunun sevgi ve güvenine en güvenilir kurum olarak mazhar olmuş Türk Silahlı Kuvvetleri de bu kampanyanın en önemli hedeflerinden biri haline getirilmiş, kampanya yeni şekil ve boyutlar alarak ordumuzun toplum içindeki yerini sorgulamaya ve Türk Silahlı Kuvvetlerini demokratikleşme yönünde bir engel olarak göstermeye kadar ulaşmıştır. Bu noktaya gelinceye kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yaşam biçimi olan Atatürkçülük sorgulanmış ve bunun Türkiye'nin önünü kapayan, gelişmesini engelleyen bir husus olduğu resmi raporlara dahil edilmiş, Atatürkçülüğü savunanlar ise bağnaz ve tutucu olarak nitelendirilmiştir. Üzülerek ifade ediyorum bu saldırılar dıştan olduğu gibi içimizden de destek bulmuştur.

Diğer taraftan dost ve müttefik bir ülkenin Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Milli Savunma Bakanlığına bağlanması yolunda almış oldukları karara gerekçe tespit etmek için, yerli ve yabancı kuruluşların katıldığı toplantılar icra etmiş ve raporlar yayınlamıştır. Hatta aynı ülkenin Genelkurmay Başkanı üzerindeki üniformayla Türkiye'ye gelip, Türkiye'deki sistemi tenkit eden ve maddi hatalarla dolu bir konuşma yapmıştır. Böylesi bir girişim Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez gerçekleşmiştir. Bu durumu 'askerler her konuda beyanatta bulunuyor' diyenlerin dikkatine sunuyorum.''

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, ''Bu gayretlerin devamı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin konumu konusunda içeriği pek çok maddi hatayla dolu yeni bir belge, almanak yayınlandığını'' belirterek, ''Bu belgede dikkat çeken en önemli konu dokümanı oluşturan 22 bölümden 9'unun polis akademisi tarafından yazılmış olmasıdır. Bu kurumsal iş birliğine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, devletin önde gelen kurum ve kuruluşlarının bu tür çalışmalara katılmalarının nasıl bir fayda sağlayacağını da takdirlerinize bırakıyorum'' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, söz konusu raporda, ağırlıklı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin işlevlerinin ele alındığını belirterek, raporun ön sözünde yer alan ''İtaat kültürünün yerine itiraz kültürünü yerleştirmeyi amaçladığı'' yolundaki ifadelerin, raporun gerçek niyetini açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.

BELGENİN TANITIMI

Orgeneral Büyükanıt, bu belgenin tanıtımının, 22 Eylül 2006 tarihinde düzenlenen bir toplantıda yapıldığını anlatarak, şunları kaydetti:

''Yani daha birkaç gün önce icra edilen bir toplantıyla yapılmıştır. Bu toplantıda yerli ve yabancı konuşmacılar tarafından yapılan bazı beyanlar, her türlü teamül, nezaket ve tahammül sınırını aşmaktadır. Bu konuşmacılar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yüce Türk milletinin Anayasa ve kanunlarla tartışılmaz bir şekilde kendisine vermiş olduğu görevlerini sahiplenmesini, 'ülkenin hukuki ve kurumsal yapısına saygısızlık' olarak nitelemekte, yargıya intikal etmiş bazı münferit olayları tek merkezden kontrol eden geniş çaplı ve planlı uygulamalar olarak göstermekte ve kullandığı her türlü mali kaynağın tahsisi harcanması ve son kuruşuna kadar denetlenmesinin devletin ilgili kurumları tarafından yapılmakta olduğunu göz ardı ederek, 'şeffaflıktan uzak ve hesap verilebilirlikten muaf olduğu' iddiaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin de ötesinde, onu en güvendiği kurum olarak bağrına basmış olan asil milletimize de saygısızlık yapmışlardır.

Bu beyanların, Mayıs 2006'da yayınlanmış bir belgenin yaklaşık aylar sonra yapılan tanıtım toplantısı vasıtasıyla, Kasım ayında AB tarafından yayınlanacak ilerleme raporu öncesine denk getirilmesinin amacının da, silahlı kuvvetlerini cevap vermeye zorlamak ve hazırlanacak olan bu rapora bu cevabi beyanatımızı bir gerekçe olarak dahil ettirmek olduğu aşikardır. Bu bilinçle bu sözlerimi ifade ediyorum.''Orgeneral Büyükanıt, bu mesnetsiz beyanlara devletin hiçbir kurum ve kuruluşundan kamuoyundan herhangi bir açıklama ve tepki gelmediğini de ifade etti.
_________________

Baba biz Bektâşiyük
Pek durur Bektâşiyük
Her gelen bir taş urur
Burda mihenk taşıyük
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yahoo Messenger
Nurten



Kayıt: 14 Ksm 2007
Mesajlar: 23

MesajTarih: Prş Ksm 15, 2007 12:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Güzel bir konuşmaydı.Toplumumuz bundan ders çıkarmalıdır...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Hafik İnköy Sosyal ve Kültür Dayanışma Derneği Forumu Forum Ana Sayfa -> İnköy Genel Forum Tüm zamanlar GMT -2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye